Minik Bir Kalbin İlk Titreyişi: İlk Aşk

“Bu yaşta ne aşkıymış?” diyen anne ve babalara kendi ilk aşklarını hatırlamalarını rica ediyoruz. Hani boylarınız 100 cm civarındayken kalpleriniz fena hâlde titremişti, hatırladınız mı? Hah, o ilk aşktı işte. Çocuklar da âşık olur yani. Anne ve babalar hemen panik yapmayın, o koca kurdeleli cazgır kız çocuğu gelininiz ya da sınıfın en yaramaz çocuğu damadınız olmayacak. Daha kimler gelecek kimler geçecek. Bu daha ilk aşk.

Anne ve babalar için çocuğun âşık olduğunu kabul etmek şu açıdan zor olabilir: Her şeyin ilkini şimdiye kadar beraber yaşamıştınız. İlk gülücük, ilk diş çıkarma, ilk tuvalete gitme, her şey. Ama gelin görün ki sizinki gitti, haberiniz olmadan kaptırdı gönlünü birine. Bu ilk aşk deneyiminin sadece çocuk açısından değil; anne ve baba açısından da eğitici bir yanı olacak. Çocuğun tek başına, daha doğrusu ebeveynleri ile olmadan farklı şeyler yaşamaya başladığının anlaşılması gibi.

Saf Aşk, Pür Aşk, Tertemiz Aşk

Henüz cinselliğin yaşanmadığı, bedenin cinselleşmemiş olduğu çocuklarda aşk, işte o filmlerde izleyip romanlarda okuduğumuz saf aşktır. “Bu yaşta âşık mı olunur, aşk değildir o.” dediğiniz çocukluk aşkı aslında birçok yetişkin aşkından daha gerçek yani. Aslında aşk, çocuklar için daha çok aşırı beğenme olarak kendini gösteriyor. Aşk söz konusu olduğunda hassasiyetin had safhada olduğunu düşünürsek, âşık olan çocuklara anlayışla yaklaşmak gerekiyor.

Çocuklar âşık olarak aynı zamanda karşı cinsi tanıma, kendi cinsiyetlerini fark etme gibi önemli konularda ilk deneyimlerini de yaşamış olurlar. Çocuklar sadece yaşıtlarına değil; yetişkinlere de âşık olabilirler. Bunlar hep benlik duygusunun ve cinsel kimliğin keşfedilmesine yönelik hareketler. Bir insan kolay kolay yetişkin olmuyor. Televizyon gördüğü gibi kur yapan, flörtöz davranan çocukları düşünelim mesela. Rol yapma yoluyla bu işler nasıl oluyor, onu keşfediyor çocuk.

Hiç Unutulmayacak Olan: İlk Aşk

Çoğumuz ergenlik döneminde ya da daha sonrasında yaşadığımız büyük aşkı ilk aşk olarak adlandırırız ama çocukken yaşadığınız ilk aşk deneyimi aslında hayatınız boyunca etkili olabilir. Herkesin gülümseyerek hatırladığı anaokulu ya da ilkokul aşkı vardır. İşte ilk heyecanın, ilk hülyalı hülyalı bakışmaların yaşandığı bu ilk aşkta, umarız işler iyi gider de kalıcı kötü hatıralar biriktirilmez. Anaokulunda ilk aşkıyla birlikte oyun oynamaya dalmış çocuğunuzu almaya gittiğinizde, geç kalıp çıkış kapısında sizi beklettiği için ona aşkının yanında kızmanız gibi mesela. Çocuk kendini karşı cinse ispatlamak için çırpınıp durabilir ömrü boyunca.

Çocuk

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: